Güncel SonDakika

CHP Mersin Milletvekili Talat Dinçer ,Diyanet’e bağlı vakıf şirketlerinin büyümesi arasındaki uçurum, kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açıyor.

Türkiye’de devam eden ekonomik kriz, milyonlarca esnafı ve küçük işletmeyi iflasa sürüklerken, devletle yakın ilişkili bazı kurumların ekonomik faaliyetlerinde dikkat çeken bir artış gözlemleniyor. Özellikle Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kurduğu vakıf..

CHP Mersin Milletvekili Talat Dinçer ,Diyanet’e bağlı vakıf şirketlerinin büyümesi arasındaki uçurum, kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açıyor.

Türkiye’de devam eden ekonomik kriz, milyonlarca esnafı ve küçük işletmeyi iflasa sürüklerken, devletle yakın ilişkili bazı kurumların ekonomik faaliyetlerinde dikkat çeken bir artış gözlemleniyor. Özellikle Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kurduğu vakıf şirketleri,Bu kapsamda öne çıkan örneklerden biri, Uluslararası Müslüman Topluluklarla Dayanışma Vakfı (MÜSDAV) bünyesindeki şirketler. Türkiye’de yaşanan ekonomik darboğaza rağmen, bu şirketlerin sermayesi katlanarak artış gösterdi. Örneğin, 2019 yılında 100 bin TL sermaye ile kurulan Vakıf Global Bilişim ve Teknoloji şirketinin sermayesi, 2025 itibarıyla 25 milyon TL’ye yükseldi. Oysa Türkiye’de her ay binlerce küçük işletme ekonomik kriz nedeniyle kepenk kapatıyor.

MÜSDAV, 1997 yılında Japonya’nın başkenti Tokyo’da yaşayan Müslümanlara dini hizmet sunmak amacıyla kurulmuştu. Kuruluş dönemi Tokyo Camii Vakfı adıyla bilinen vakıf, 2017’de günümüzdeki ismini aldı ve Türkiye’de vergi muafiyeti kazandı. Bugün, teknoloji ve turizm alanında faaliyet gösteren MÜSDAV şirketleri, ülke ekonomisindeki derin krizden etkilenmemiş gibi görünüyor.Bu hızlı büyüme, birçok kesim tarafından eleştiriliyor. Diyanet ve bağlı vakıfların ekonomik faaliyetlerinin, “devlet kaynaklarının halk yerine belirli kurumlar lehine kullanılması” şeklinde yorumlandığı belirtiliyor. Kriz yaşayan milyonlarca yurttaşın geçim sıkıntısı ile Diyanet’e bağlı vakıf şirketlerinin büyümesi arasındaki uçurum, kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açıyor. Eleştiriler, özellikle şeffaflık ve denetim eksikliğine dikkat çekiyor; bu kurumların kaynak kullanımının yeterince açıklanmadığı ve denetlenmediği öne sürülüyor.

Özetle, Türkiye’de ekonomik kriz halkı derinden etkilerken, devletle yakın ilişkili bazı vakıf şirketlerinin sermaye artışı, hem toplumsal adalet hem de kamu kaynaklarının kullanımı açısından ciddi soru işaretleri yaratıyor. Bu noktada Anayasamızın 98’nci Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 104 ve 105’nci maddeleri gereğince Meclis Araştırma Komisyonu kurulasını arz ederm dedi .

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL